| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar

Bıraktığınız gün neler olur?

Bıraktığınız gün neler olur?
Bütün sigara ve kibritleri atın. Çakmakları ve kül tablala­rını saklayın.
Diş hekimine gidip dişlerinizi! temizleterek sigara lekelerinden kurtulun. Dişlerinizin bu şekilde ne kadar güzel gözüktüğüne dikkat edin ve onları öyle tutmayı hedefleyin.
Kendiniz ya da bir başkası için almak istediğiniz şeylerin listesini yapın. Maliyetlerin! sigara paket fiyatı üzerinden hesaplayın ve bu hediyeleri almak için parayı bir kenara koyun.
O büyük günde kendinizi çok meşgul edin. Sinemaya, spor yapmaya gidin; uzun yürüyüşler yapın ya da bisiklete binin.
Ailenize ve arkadaşları niza o günün sigarayı bırakma gü­nünüz olduğunu hatırlatın.
Onlardan ilk haftalarda yaşayacağınız zorluklarda size yardımcı olmalarım rica edin.
Kendinize bir mükafat ya da kutlama niyetiyle özel bir şey verin.

Sigara bel ağrısı yapıyor

Sigara bel ağrısı yapıyor
Edirne Selimiye Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Turgut Terzi, stres, fazla kilo ve sigaranın bel ağrılarını artıran en önemli faktörlerin arasında yer aldığını söyledi.

Sigara içinde vücuda zararlı birçok madde bulunduğunu belirten Dr. Turgut Terzi, bunu içenlerde akciğer hastalıklarının yanı sıra vücut kaslarının bütün olarak değerlendirmesi gerekir. Terzi, “Sigara, içen tiryakileri stres ve uykusuzlukla birlikte vücut kaslarının gün içerisinde yorgunluğunu atmasına izin vermiyor. Sigara içenlerdeki damar sertliği akciğer hastalıklarının en büyük nedeni. Ayrıca sigara omurların arasındaki esnemeyi sağlayan disk yapılarının da bozulmasını neden olduğu için bel ağrılarıyla birlikte bel fıtığı hastalığına neden oluyor” dedi. Uzun süre masa başında oturmanın da bel ağrısına neden olduğunu anlatan Dr. Turgut Terzi, şöyle dedi:

“Masa başında sürekli oturarak çalışanların adaleleri ve bel bağları zayıflamaktadır. Omurgada bulunan disklerin üzerine binen yüklerde artış olur. Günümüzde işçi bir tezgahın önünde, sekreter, bankacı ise bir bilgisayarın başında tüm gününü geçiriyor. Daha az hareket eden, stresli bir yaşam süren ve mesleki nedenlerle beline binen yükleri fazla olan kişilerde yanlış beslenmeyle birlikte aldığı kilolarda eklenirse kişide bel ağrılarının kaçınılmaz.”

Sigara ve menapoz

Sigara ve menapoz
Sigara içen kadınların 45 yaştan önce menopoza girme ihtimalinin yüksek olduğu bildirildi.
Oslo Üniversitesinden Dr. Thea F. Mikkelsen ve ekibinin 59-60 yaş arasındaki 2,123 kadın arasında yaptığı araştırmada, sigara içenlerin erken menopoza girme olasılığının içmeyenlere oranla yüzde 59 daha fazla olduğu belirlendi. Araştırmacılar, aşırı sigara içenlerin erken menopoz riskininse içmeyenlerin iki katı olduğunu söylediler.

Sigara tiryakisi olmakla birlikte menopozdan en az 10 yıl önce bırakmış olanlardaysa 45 yaştan önce menopoza girme riskinin içmeye devam edenlere göre yüzde 87 daha az olduğu belirlendi. Mikkelsen ve ekibinin Public Health dergisinde yayınlanan araştırmasında, "Bir kadın ne kadar erken sigarayı bırakırsa erken menopoza karşı o kadar korunacağını" belirttiler. Bu arada, evli kadınlara oranla dulların erken menopoz riskiyle daha fazla karşı karşıya oldukları belirtildi. Araştırmacılar, kahve ve alkol tüketimiyle erken menopoz arasındaysa bir bağlantı tespit edemediler

Sigaranın Tarihcesi

Sigaranın Tarihcesi
10. yüzyıldan Mayaların tütün içtikleri biliniyor.
Maya dilinde "Sikar" kelimesi içmek anlamına geliyor. Sigaranın kelime olarak birçok dildeki karşılığı bu kelimeden türemiş. Türkiye'de sigara yapımı, resmi olarak 1864'te 750.000 altın karşılığında Fransızlara verilen "Memaliki Sahane Dühanları Müsterekül Menfaa Reji " sirketini kurma imtiyazının verilmesi ile basladı. 1874'te tütün kıyma imalathanelerinin kurulmasına izin verildi. Bu yabancı şirket 30 Temmuz 1924'e kadar varlığını sürdürdü ve bu tarihte kapatıldı. 1930 yılında 1701 sayılı kanunla tütün tekeli kuruldu.


SİGARA TARİHİ
1492'den önce: Amerika kıtasının yerlileri tedavi ve dini amaçlarla tütün üretimi yapıyorlardı.
1492: Kristof Kolomb Amerika'yı keşfetti. Avrupa'ya döndüğünde yanında bu kitada daha önce hiç görülmemis olan tütün tohumlari ve yaprakları vardi. Kolomb'un mürettebatından Rodrigo Jerez tütün içerken görüldü ve şeytan tarafından ele geçirildiği iddia edilerek hapis cezasına çarptırıldı.
1535: Montreal Adasına ulasan Jacques Cartier oradaki yerli halkın kendisine tütün sunmasından sonra günlüğüne "vücutlarını, ağızları ve burunları sanki birer bacaymışlar gibi tütene kadar, dumanla dolduruyorlar", "biz de onları taklit ettik, ancak duman biber gibi acıydı ve ağzımızı yaktı" diye yazmıştı.
1556: Fransa ilk defa tütünle tanıştı ve Jean Nicot kısa zamanda tütün içmeyi popüler hale getirdi (19. Yüzyıl bilim adamları "nikotin" olarak tanınan kimyasal maddeye onun adını verdiler).
1565: yılına gelindiğinde, tüm Avrupa'ya yayılan tütün alışkanlığı, ünlü İngiliz aristokratı ve şairi Sir Walter Raleigh'nin tütün içmeye baslamasıyla, İngiltere'ye de girdi.
1610: Japonya'da tütün üretimi ve içimi yasaklandı.
1612: Amerika'da Virginia'da ilk defa ticari tütün ekimi yapıldı ve başarıya ulaştı. Amerikalı tütün ekicisi John Rolfe daha sonra ünlü Kızılderili kızı Pocahontas'la evlendi. On yıl içinde, tütün Virginia eyaletinin en önemli ihraç maddesi haline geldi. Tütün ekimi için köle is gücü kullanılmaya başlandı.
1618: Virginia 20.000 libre tütün üretti.
1622: Virginia, bir Kızılderili saldırısında kolonisinin üçte birini kaybetmesine rağmen 60.000 libre tütün üretti.
1627: Virginia, 500.000 libre tütün üretti.
1629: Virginia tütün üretimini üç katına çıkararak 1.500.000 libre tütün üretti.
1634: Maryland kuruldu. Maryland'de de tütün üretimine başlandı. Rus Çarı tütün içimini tüm Rusya'da yasakladı. Tütün içerken yakalananların ceza olarak burnu kesiliyor, suçun tekrarı halinde ölüme mahkum ediliyorlardı.
1660: Tütün üreticisi olan Virginia ve Marland kolonilerinde kölelik başladı. Sayıları azalan beyaz uşaklar yerini kölelere bıraktı. Köle fiyatları tütün fiyatlarına göre belirlenmeye başlandı
1676: New France Kolonisinde sokakta tütün içmek ve tütün taşımak yasaklandı. Bir süre için, perakende satışta yasaklandı ancak halkın kendileri için tütün yetiştirmeye başlamasıyla, Kanada'nın tütün endüstrisi düşüş gösterdi.
1732: Virginia'nın en zengin tütün üreticisi Robert King öldü. Öldüğünde 300.000 dönüm arazisi ve 700 kölesi vardı.
1739: Fransa, Kanada'dan tütün ithal etmeye başladı. 1761: İngiliz doktor John Hill, "Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff" (Aşırı Enfiye Kullanımına Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk tütün-kanser araştırması olan raporunu yayınladı.
1775: Virginia ve Maryland'in tütün üretimi 100 milyon libreye ulaştı.
1800: ABD'nin köle nüfusunun yarısından fazlası Virginia ve Maryland'deydi. Bu iki eyaletteki toplam zenci köle sayısı 395.000'di. Puro tüketimi, enfiye tüketimiyle rekabet etmeye başladı. Tütün çiğneme ve pipo kullanımı ortaya çıktı.
1854: 1856 yılında sona eren Kırım Savaşı başladı. İngiliz ve Fransız askerleri Türk tütünüyle tanışıp, onu Avrupa'ya götürdüler.
1878: Kanada'nın Ontorio bölgesinin rahibi Albert Sims "The Sin of Tobacco Smoking and Chewing Together With an Effective Cure for These Habbits" (Tütün İçme ve Çiğneme Günahı ve Bu Alışkanlıkları Bırakmak İçin Etkili Tedavi) isimli kitabini yayınladı.
1881: ABD'de, John Bonsack ilk sigara yapan makinenin patentini aldı. Böylece ABD, günde 120.000 sigara üretmeye başladı. Bir makine 48 kişinin yaptığı işi yapıyordu. Üretim maliyeti düştü ve güvenli kibritin de icadıyla, sigara tüketimi bir anda patladı.
1889: Saint John Hastanesi sigaranın zararlarını ve gırtlak kanserine neden olduğunu anlatan bir kitap yayınladı. 1891: Kanada'nın British Colombia eyaletinde, 15 yaşından küçüklerin tütün içmesi yasaklandı.
1895: Sadece Kanada'da 66 milyon adet sigara satıldı.
1903: Kanada, İngiltere ve Amerika'da sigaranın zararları ciddi bir şekilde ele alınmaya başlandı, Kanada'da sigaranın yasaklanması için meclise kanun tasarısı verildi.
1914: Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla, sigarayı yasaklama hareketi sekteye uğradı hatta tüm dünyada, cephedeki askerlere tütün yollama kampanyaları başladı.
1920'ler: Tüm dünyada sigara kullanımı hat safhaya ulaştı, bir yılda tüketilen sigara sayısı milyarları buldu.
1930: Almanya'nın Köln Üniversite'si bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi istatistiksel olarak ortaya çıkardı.
1934: İlk mentollü sigara üretildi.
1938: John Hopkins Üniversitesi doktorlarından Raymond Pearl sigara içenlerin, sigara içmeyenlere oranla daha genç yaşta öldüklerini belirtti.
1939: Almanya Polonya'yı işgal etti ve İkinci Dünya Savaşı başladı. Cephedeki askerlere sigara taşınmaya başlandı. Bu sırada Alman bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine inceleyen yeni bir istatistiksel rapor yayınladı.
1943: Dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık %60-%80'i sigara içiyordu.
1944: Amerikan Kanser Derneği, sigaranın sağlığa zararlı olabileceğini belirtti. Akciğer kanseri ve sigara arasındaki ilişkinin henüz kesinlik kazanmadığını ama gene de dikkatli olunması gerektiği hakkında halkı uyardı.
1947: Kanadalı doktor Norman Delarue akciğer kanseri hastalarının %90'ının sigara tiryakisi olduğunu gösteren bir araştırma yayınladı.

Sigara Savaştan Beter!

Dünyada tütün ürünlerine bağlı ölümlerin yılda 10 milyonu bulacağı belirtildi
Sağlıkla ilgili uluslararası bir vakfın yaptığı araştırma, dünyada tütün ürünlerine bağlı ölümlerin 2030 itibariyle yılda 10 milyona ulaşacağını ortaya koydu.

Dünya Akciğer Vakfı’ndan (WLF) Judith Longstaff Mackay, gelişmiş ülkelerde sigara pazarının küçüldüğünü, ancak sigara kullanıcılarının sayısının ve tüketim miktarının arttığı kalkınmakta olan ülkelerde bunun aksi bir durum görüldüğünü kaydetti.

Yılda yaklaşık 5 milyon kişinin tütün mamulleriyle ilgili hastalıklardan hayatını kaybettiğini ifade eden Mackay, bu sayının 2030 kadar ikiye katlanarak 10 milyonu bulabileceğini ve ölümlerin büyük oranda kalkınmakta olan ülkelerde görüleceğini belirtti.

Mackay, sigaranın zararları konusunda bilimsel veriler olmasına rağmen bugün 1.3 milyar olan sigara kullanıcısı sayısının, 2030 itibariyle 1.64 milyar kişiye ulaşabileceğini kaydetti.

Sigara, akciğer, gırtlak ile mesane kanseri ve birçok ciddi hastalığın en temel nedeni olarak gösteriliyor

Kaç Zehir Var?

Kaç Zehir Var?
Sigarada bulunan zehirlerden bazıları:
Polonyum - 210 (kanserojen),
Radon (radyasyon),
Metanol (füze yakıtı),
Toluen (tiner),
Kadmiyum (akü metali),
Bütan (tüpgaz),
DDT (böcek öldürücü),
Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri ),
Aseton (oje sökücü),
Naftalin (güve kovucu),
Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
Arsenik (fare zehiri),
Amonyak (tuvalet temizleyicisi) ,
Karbon (eksoz Monoksit gazı),
Nikotin
ve 3.885 toksik madde.

Bu maddelerin solunması akciğerlerde Katran (asfalt) oluşumuna neden oluyor.


SİGARANIN ZARARLARI

Sigaranın İçinde Neler Var?
Sigaranın Vücuda Verdiği Zararlar
Sigaranın Psikolojik Etkileri
SİGARANIN İÇİNDE NELER VAR?

Sigaranın içinde ortalama 44 adet zehirli madde vardır. Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir.

SİGARA İÇMENİN VÜCUDA ETKİLERİ

Artık herkes sigaranın ne kadar ne kadar zararlı olduğunu biliyor. Tütünün kanserojen olduğunu duymayan, bilmeyen kalmadı. Ancak, sigaranın zararları bununla bitmiyor, her türlü kalp ve akciğer hastalığına yol açıyor, damar tıkanıklığı felce kadar götürebiliyor.

İlk nefes ... ve sonrası

Sigara içtiğiniz anda, vücudunuz etkilenmeye başlar. Nabzınız yükselir, daha hızlı nefes alıp vermeye başlarsınız. Kan dolaşımınız yavaşlar. Sigara içinde yaklaşık 3.700 zehirli madde barındıran bir karışımdır. Bunların büyük bir bölümü kanserojendir. En zararları da karbon monoksit, hidrojen siyanid ve amonyaktır ve bu zehirli kimyasal maddeler, bir nefes sigarayla kan dolaşımınıza karışır. Bunun sonucunda, astım, ciğer yangısı, göğüs ağrıları başlar. Daha sık nezle, grip ve soğuk algınlığı geçirmeye başlarsınız.

Her on üç saniyede bir kişi, sigaraya bağlı bir hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Her yıl dünyada 2.500.000 milyon kişi sigara yüzünden hayatını kaybetmektedir. Bu ölümlerin başlıca sebebi akciğer kanseridir, ikinci önemli sebep kalp hastalıkları ve diğer kanser türleridir.

İnsan vücudunda, hiçbir bölüm yoktur ki; sigarada bulunan kimyasal maddelerden etkilenmesin. Bu bölümde, vücudunuzda kısa bir tur yapacağız ve vücudunuzun ne halde olduğunu size göstereceğiz:

Baş ve Yüz

Bir sigara bağımlısı olarak, ağız kanserine yakalanma riskiniz çok yüksek. Ayrıca tütün duman diş eti hastalıklarına yol açar, diş çürümesine ve nefesinizin kötü kokmasına sebep olur. Bunların yanı sıra sigara bağımlılarında kronik baş ağrılarında rastlanır. Beyne giden oksijende azalma olur bu da beyin damarlarının daralmasında neden olur. Bu durum kişiyi felce kadar götürür.

Akciğer ve Bronşlar

Soluk borunuzdan ve bronşlarınızdan geçen duman göğsünüze iner. Sigara dumanındaki hidrojen siyanid, bronşlarınızın çeperini yakar ve kronik öksürük ortaya çıkar. Bronşlar zayıfladıkça, bu bölgede pek çok hastalık oluşur. Akciğer salgılarında azalma olur ve bu da kronik öksürüklere yol açar. Sigara içenler, içmeyenlere on kat daha fazla akciğer kanseri olma riski taşırlar.


Kalp

Sigaranın kalbe verdiği zararlar tek kelimeyle yıkıcıdır. Nikotin kan basıncını yükseltir ve kanın daha çabuk pıhtılaşmasına sebep olur. Sigarada bulunan karbon monoksitin kandaki oksijeni yok etmesiyle damarlarda kolesterol depolanır ve bu da kalp krizi riskini arttırır. Bunun yanı sıra, kan dolaşımı bozukluklarına bağlı olarak, felç, parmaklarda kangren ve iktidarsızlık, sigara içenlerde çok sıklıkla görülen hastalıklardır.

Organlar

Sigaranın sindirim sistemine pek çok kötü etkisi bulunmaktadır. Sigara tüketimine bağlı olarak, midede asit salgılanması artar, mide yanmaları ve ülser başlar. Sigara bağımlılarında pankreas kanseri çok sıklıkla ortaya çıkar, büyük ölçüde ölümle sonuçlanır. Sigaranın ihtiva ettiği kanserojen maddeler, idrarla dışarı atılır ancak bu maddelerin vücuttaki varlığı mesane kanserine yol açar. Sigara yüzünden oluşan yüksek kan basıncı ise böbreklere büyük zarar verir.

Sonuçlar

Sigaranın sağlık üzerindeki kötü etkileri araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu araştırmalar göre, sigara tiryakisi erkeklerin %40'ı henüz emeklilik yaşına gelmeden hayatını kaybetmektedir. Bu oran sigara kullanmayanlarda %18'dir. Sigara kullanan kadınlarda ise rahim kanseri riski çoğalmaktadır, hamile kadınların sigara içmesi ise sakat ve ölü doğumlarla sonuçlanmaktadır.

Tüm bunlara rağmen, sigarayı bıraktığınız anda vücut kendi kendini tamir etmeye başlar. On yıl içinde vücut hiç sigara içmemiş gibi olur. Ancak, sigarayı bırakmak için kanser ya da kalp hastası olmayı beklerseniz, vücudunuzun kendini tamir etmesi için pek fazla vakti olamayacaktır.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ ?

Sigara içen ve yaşamları boyunca da içmeye devam eden gençlerin yarısı tütün nedeni ile öleceklerdir.

Sigara içen annelerin doğacak çocukları da zarar görür. Düşük, düşük doğum ağırlığı, hamilelik komplikasyonları, bebeklik ve çocukluk dönemleri sağlık sorunları riski vardır.

Sigara tüm kanser türlerinin %30'nun, akciğer kanserlerinin ise %80-90 nedenidir. Erkeklerde en sık ölüm nedeni olan kanser türü akciğer kanseridir. Kadınlarda en sık neden meme kanseri iken son yıllarda kadınlarda da akciğer kanseri en sık ölüm nedeni haline gelmiştir.

Sigara içenlerin, içmeyenlere göre kalp krizinden ölme olasılığı iki kat, ani kalp durması riski üç kat daha fazladır.

Pipo ve sigara içenlerde, içmeyenlere göre ağız ve yemek borusu kanserleri beş kat daha fazladır.

Sigara, ses kaybına ve ölümünüze yol açan gırtlak kanserinin başlıca nedenidir.

Sigara içenler içmeyenlere göre; zatürre, soğuk algınlığı, bronşit, sinüzit gibi hastalıklara daha kolay yakalanır ve daha zor iyileşirler. Hatta sigara içenlerle çalışan veya yaşayan ama kendisi sigara içmeyen kişilerde bile bu göze çarpar. Çocuklarda bu durum daha belirgindir

Sigara ve çocuk

Sigara ve çocuk
Evde İçilen Sigara’nın Çocuk Sağlığına Etkisi Nedir?
Kullanılmış sigara dumanı, yanan bir sigaradan çıkan ve sigara içenin dışarı verdiği dumanın bir karışımıdır. Çevresel Sigara Dumanı (ÇSD) olarak da bilinir ve kendisine has kokusuyla kolaylıkla tanınır. ÇSD havayı kirletir, elbiseler, perdeler ve mobilya üzerine siner. Çoğu kişi ÇSD yi nahoş, rahatsız edici ve gözlerle burnu tahriş edici bulur. Daha önemlisi tehlikeli bir sağlık tehdididir. ÇSD içinde 4000 in üzerinde farklı kimyasal madde tespit edilmiştir ve bunların en az 43 tanesi kansere sebep olur.
Çevresel Sigara Dumanının Etkileri
Amerika Birleşik Devletlerinde yetişkinlerin yaklaşık %26 ‘sı sigara içicisidir ve beş yaş altındaki çocukların %50 si ila %67 si en az bir yetişkin sigara içicisinin oturduğu evlerde yaşamaktadırlar. Bu rakam ülkemizde daha fazladır. ÇSD herkes için tehlikeli olmasına rağmen, fetuslar, bebekler ve çocuklar üzerinde daha büyük bir etkisi vardır. Bu olay ÇSD'nin; akciğer, beyin gibi gelişmekte olan organlara zarar vermesiyle gerçekleşir.
Cenin ve yenidoğan
Anne, cenin ve plasentada kan akımı, hamile her sigara içtiğinde değişir. Ne var ki uzun dönemde bu değişikliklerin sağlık üzerine olan etkileri bilinmemektedir. Bazı çalışmalar hamilelik sırasında sigara içiminin yarık damak-dudak gibi doğumsal bozukluklara sebep olduğunu göstermiştir. Sigara içen anneler daha az süt üretir ve bebeklerin doğum ağırlığı daha düşüktür. Annelerin sigara içmesi 1 ay- 1 yaş arasındaki ölümlerin ana sebebi olan ani bebek ölümü sendromuyla ilişkilidir.
Çocuk akciğer ve solunum yolları
ÇSD ye maruz kalma tüm yaşlarda çocuk akciğer verimi ve fonksiyonunu bozar. Çocukluk astımının hem sıklığını hem de şiddetini arttırır. Kullanılmış sigara dumanı sinüzit, rinit (nezle), kistik fibroz, öksürük ve geniz akıntısı problemlerini alevlendirir. Çocuklarda soğuk algınlığı ve boğaz ağrısı sıklığını da arttırır. İki yaş altındaki çocuklarda ÇSD bronşit ve zatürre olasılığını arttırır. Gerçekten, ABD’de Çevre Koruma Ajansının 1992 deki bir çalışması, ÇSD’nin 18 ay altındaki çocuk ve bebeklerde her yıl 150. 000 ila 300. 000 alt solunum yolu enfeksiyonuna sebep olduğunu söylemektedir. Bu hastalıklar 15. 000 hastane yatışı ile sonuçlanıyor. Yarım paket ve daha fazla sigara içen ebeveynlerin çocuklarının solunum yolu hastalığı nedeniyle hastaneye yatma riski neredeyse iki katına çıkar.
Kulaklar
ÇSD ye maruz kalma çocuklarda hem kulak enfeksiyonu sayısını hem de hastalık süresini arttırır. Solunan duman burun arkasını orta kulağa bağlıyan östaki borusunu tahriş eder. Bu orta kulaktaki basıncın eşitlenmesini bozan şişme ve tıkanıklığa ve sonuçta ağrı, sıvı birikimi ve enfeksiyona yol açar. Kulak enfeksiyonları çocuk işitme kayıplarının en sık sebebidir. İlaç tedavisine yanıt vermediğinde kulağa tüp takılması gerekir.
Beyin
Hamilelik sırasında ve sonrasında sigara içmiş annelerin çocuklarının sigara içmeyenlerin çocuklarına göre hiperaktivite gibi davranış bozuklukları olması daha olasıdır. Okul performansında ve entellektüel başarıda orta dereceli bir bozulma gösterilmiştir. Kullanılmış sigara dumanı kansere sebep olur.

Çocuğunuzun gelişmesinde ÇSD’nin nasıl zarar verdiğini okudunuz ama ÇSD nedeniyle gelişme riskinin ev dışı kanser sebebi kirlilik nedenlerine göre yaklaşık 100. 000 kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? ÇSD’nin her yıl 3. 000 den fazla sigara içmeyenin akciğer kanserinden ölmesine neden olduğunu biliyor muydunuz? Bu gerçekler herkes için oldukça alarm vericiyken çocuğunuzun kullanılmış sigara dumanına maruz kalmasını şimdi durdurabilirsiniz.

Hamilelik ve Sigara

Hamilelik döneminde kullanılan sigaranın bebeği doğrudan zehirlediği görülür bir gerçektir. Sigara kullanan annelerin bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre çok daha zayıf ve güçsüz doğmaktadır. Bunun yanı sıra bebeğin anne karnında en çok ihtiyacı olan oksijeni alamayıp bebeğin sağlığı tehlikeye girecekrtir.
Sigarada bulunan NNK adlı zehir içeren kimyasal gebelik sırasında bebeğe geçerek DNA yapısınıbozmaya çalışarak ileriki yaşlarda kansere yol açar.Kısaca sigara kullanan bi kişi bozulan DNA yapısını bebeğede geçirerek zararı büsbütün arttırır.Sigara içen emziren annelerin bebeklerinin ilk idrarında NNK tesbit edilmektedir.
Sigara kullanan insanlarda sigara sayısı nekadar artarsa hamile kalma süresi de okadar uzamaktadır.İstatistiklere göre günde 5 ile 9 adet sigara içen kadınların 1 yıldan fazla himile kalmak için bekledikleri öğrenilmiştir. Bu gecikme pasif içiciler içinde geçerlidir.
Sigara içen annelerin düşük yapma oranı diğerlerine nazaran yüzde 50 daha fazladır.Bunun yanında sigara kullanan bağımlı annelerin bebeklerinin 21/2 si ani ölüm riski taşırlar.hamilelikten en az 4 ay önce sigaranın bırakılması bu risklerin tümünü yok edecektir

Sigaranın içindekiler

Sigaranın içindekiler
Sigaranın yapımında kullanılan maddelerin hepsi kanserojen maddelerdir. Bunlardan en zararlı olanları arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Bunlar sigaranın başlıca içediği ve vücudu çökerten zararlı kimyasallardır.

Sigaranın Ekonomik Zararları

Sigaranın Ekonomik Zararları
Tütün ya da sigara içiminin sağlığa olan zararları yanında ekonomiye olan zararları da azımsanmayacak boyuttadır. Bu alışkanlık sebebiyle oluşan ekonomik kayıpları iki grupta toplamak mümkündür: Doğrudan ve dolaylı kayıplar. Amerika’da yapılan hesaplara göre sigaranın sebep olduğu doğrudan kayıplar yılda yaklaşık 15 milyar dolar,dolaylı kayıplar ise 35 milyar dolardır. Tütün üretimi sırasında zararlı ot ve böcekleri öldürmek amacıyla kullanılan pestisit ve insektisitlerin gerek çevreye, gerekse çalışan tarım işçilerinin sağlığına ciddi zararlar verdiği bilinmekte ve bu yolla oluşan dolaylı ekonomik kayıpların tutarı ne yazık ki hesaplanamamaktadır. Sigara içimi dışında tütün üretimi sırasında oluşan bazı ekonomik kayıpların varlığı da söz konusudur... Bu kayıpların başında ormanların ve tarıma elverişli alanların,tütün üretimi için tahribi ile bilinçsizce kullanılan tarım ilaçlarının yarattığı tehlikeler gelmektedir.

Daha basit bir deyimle üretilen her 15 paket sigara için Üçüncü Dünya Ülkeleri’nde iki ağaç yakılarak yok edilmektedir. Ülkemizde şu anda 1 paket sigara ortalama 1 milyon. Günde 1 paket içen için ayda 30 milyon. Yılda en az 360 milyon TL.30 yılda yaklaşık 11 milyar TL. Bu para çalıştırıldığı taktirde yine en az 25 ilâ 30 milyar TL...emekli olan vatandaş için uygun bir daire...Dilerse oturur,dilerse kiraya verir ve güzel bir gelir kapısı açmış olur. Bu mâlî meblağ,tiryakinin sadece sigaraya ödediği ve aile gelirinin her ay en az %15’ini götüren fuzûlî bir masraf kapısıdır. Bu fuzûlî masraf ayrıca 3 zarara sebep olmaktadır:

Bu gider,aile efradının eksik beslenmesine sebep olmaktadır.

Bu masrafla tiryaki;kendisine,aile fertlerine ve kapalı yerlerde diğer insanlara hastalık ve bu yolla akla gelmedik tedavi masrafları yüklemektedir.

Tiryaki erkek ve kadınlar doğan ve doğacak nesillere de,parasal hesabı yapılamayacak sayısız zararlar vermektedirler.

Sigara içen bir kişi çalıştığı firmaya yılda 4 bin 600 dolar ek yük getirmektedir. Amerikan İşçi Sağlığı Örgütü,sigara içen bir kişinin çalıştığı firmaya ek maliyet yüklediğini,bu maliyetin içinde sigara dumanının çevreye verdiği zararın yanı sıra,çalışan kişinin sigara içmekten doğan hastalık giderlerinin de bulunduğunu saptadı. Firmalar bu tespitten sonra, çalışanlar için sigara içme yerleri yaptırma yerine,onları sigara içmekten alıkoyacak yöntemleri bulmak için çaba sarfetmeye başladılar. Bu arada bazı işyerleri İşçi Sağlığı Örgütü’nün bulgularını gerekçe göstererek çalışanlara,çalıştıkları süreler içerisinde sigara içmeyi yasak ettiler. Sigaranın ülkemizde halk sağlığına verdiği zarar,her yıl sağlanan kârın tam dört katıdır. Bunlar sağlık masraflarına dayalı bulgulardır. Gerçekte sigaradan her yıl meydana gelen 160 bin ölüm, bundan çok daha fazla insana getirdiği ömür boyu süren hastalık ve sakatlıklar ve de sigaradan meydana gelen ölü doğumların ve düşüklerin parasal hesabı yapılamaz.